TÜRK GELİNLER İÇİN…

1993’te geldim ABD’ye, “bir delilik” yapip. Ne pek bir Amerika hayranligim vardi, ne de buyuk “Amerika’ya gidip sunu yapicam” hayallerim. Kendim dahil, kimse buraya yerlesip aile kurmami beklemiyordu, ama oyle oldu. Buraya yerlesmis Turk arkadaslar arasinda, gelis nedenleri farkli olsa da,  burada kalmak, Amerika’li biriyle evlenmek karari verilirken, ve
burayi “Ev” olarak benimserken gecilen sureclerde benzerlikler, parallelikler var diye tahmin ediyorum. Belki sandigimizdan cok degisik oykuler var Turk gelinlerin yasamis oldugu, belki hepimizin deneyimleri cok benzer – bilmek, duymak, paylasmak istedik. Bu sanal ortamda bir sohbet baslatmak, sonra da deneyimlerini kamera karsisinda paylasmak isteyen Turk ve ABD’li kadinlarla roportaj yapip belgesel filmimizde yer vermek istiyoruz. Bizimle ilgili ve proje hakkinda daha bilgi icin “Hakkimizda” sayfasina bakabilirsiniz.

Kendi vatanini, kulturunu birakip baska bir ulkeye yerlesmek, oranin dilini, adetlerini, gunluk yasamin ritmini…ogrenmek hem cok kisiye ozel, hem de genel hatlariyla cok bilinen bir olgu. Sosyolojik olarak pek cok arastirma yapilmis ve yapilmakta bu konu uzerinde tabi, bizim ise en cok merak ettigimiz, ve bizzat yasayanlarin agzindan ogrenmek istediklerimiz:
-Turkiye’den gelip Amerika’ya yerlesmis kadinlarin buraya uyum saglama surecleriyle, ABD’den Turkiye’ye gidip oraya yerlesmis kadinlarin yasadiklari ne kadar benzer, ne kadar farkli?
-ABD’li aile ve cevre, Turk gelini ilk olarak nasil karsiliyor, ne gibi onyargilar, varsayimlar, yaklasimlarla karsilasiyor Turk kadini burada? Bunlarin ne kadari “dogru”, ne kadari kulaktan dolma, igreti hatta belki irkci/ayrimci soylemlere dayali?
-ABD’ye yerlesen Turk kadini, yeni ailesine, ve topluma kendini tanitmak icin, insanlarin basta besledigi onyargilari vb asmak icin ne gibi cabalar gosteriyor? Bu caba icerisinde, kendi kimligini/kisiligini bastirdigi veya farkli “kilik”lar giydigi oluyor mu?
-Buraya yerlesmeyi dusunen Turk kadinini kararinda en cok etkileyen unsurlar ne? Daha cok evlenmek istedigi kisiyle beraber olmak mi, yasam stili mi, cocuklarin gelecegi mi, ekonomik faktorler mi… neler en agir basiyor?
-Buraya yerlesen Turk gelinini en cok zorlayan, asilmasi buyuk caba gerektiren zorluklar ne?

Bu sorulara yanit, veya aklinizdan gecen benzer konulara dair icinizden ne gelirse yazmaya davetlisiniz. Soz, ben de yazacagim.
Ama simdilik biraz tarafsiz, yorumsuz durayim, cunku amacimiz sadece belli bir tur yanit almak, sadece bazi oykuleri derlemek degil.
Yasananlari, yasayanlarin kendi yorumuyla ogrenmek istiyoruz. Simdiden tesekkurler.

Secil
(1miniK)

———

Amerika veya başka bir ülkede yaşamayı tercih eden bir  Türk kadınıysanız, bu tercihi yaparken ve sonrasında yaşadıklarınızı bizimle paylaşırsanız projemize önemli bir katkı olacaktır. Katılımınız için şimdiden teşekkürler.

  1. merhaba. Öncelikle gerçekten buraya ABD’ye gidip, oraya yerleşen bayanların yaşadıklarını okurken gözlerim doldu, niye çünkü bende 8 ay sonra Amerikalı erkek arkadaşım için oraya yerleşeceğim, okulumu işimi ailemi arkadaşlarımı güzelim şehrimi bırakarak 0dan başlayacağım birşeylere. İlk kez belkide heyecanla korkuyu aynı anda bu kadar şiddetli hissediyorum. Site için site kurucularına, anılarını bizlerle paylaşan bayanlara çok teşekkür ederim.

    • Merhaba Burcu, Ekim ayından bu yana nasılsın, fikirleri hala aynı ve korkuların devam ediyor mu? Diye sorayım öncelikle. Zor bir karar ama çok yürekli ve güçlü bir karar veriyorsun. Seni bu radikal yolculuğa getiren güçlü duyguların için kendinle gurur duymalısın diyorum. Duygularını bizimle paylaşmaya devam edersen her ne kadar geç bir yanıt olduysa da kusura bakma hayat gerçekten hızlı ilerliyor. Lütfen paylaşıma devam et. Senin gibi bir kaç kişi var blogumuz da ve onlar bu yaşayacağım aşamalı geçerek bir düzene oturtmuşlar hayatlarını. Katıldığın için teşekkürler. Sevgiler.

  2. merhaba secil & hilal hanim,
    bende amerika da yasamaya yeni baslamis bir turk geliniyim.
    sunu itiraf etmeliyim ki ben bu kadar zor olacagini tahmin etmemistim ; sevdigim adama “evet” derken…
    bircok kere yurtdisi seyahati yapmistim, su an yasadigim sehre ise daha once turist olarak gelmistim bile. ama sorun su ki; donusum hep ait oldugum kultur ve topraga idi.
    Ve turist olmak her zaman zevkli ve eglenceli olmamis midir?
    1 yildir Amerika dayim. ingilizcemi(sizin deyiminizle Amerikanca) gelistirmeye calismak, kultur farkliligi, aile ve dostlardan uzak kalmak, evlilik hayati, calisma hayati olan biriyken su an tekrar ogrenci olmak…
    Hangisine alismak zor derseniz, inanin siralama yapamiyorum.
    Dil en onemli konulardan biri suphesiz; ingilizce bilseniz bile farkli kulturden insanlarla kendi kulturunuzdeki espri veya sohbetlerdeki sicakligi yakalamaniz cok zor.
    Ben raki sofrasinda soylenen efkarli sarkilari, vatan kurtarmaya kalktigimiz sohbetleri, sofra da uzun uzun oturup demlenmeyi cok ozluyorum.
    Burada ayni sofrayi kuruyorum ama benim cevremde bulunan turkler Turkish American diyebilecegimiz , bu muhabbetleri babalarinin kusaginda kaldigini benimsemis, kendi hayatlarinda benimsememis kisiler.
    O yuzden sofralarimiz yine hos ve guzel ama BBQ , bira ya da sarap esliginde.
    Uzaklik ve ozlem; tek yapabildiginiz sevdiklerinizin sizden uzakta iyi olmasi icin dua etmek. Mesafeler ne yazik ki en buyuk engel.
    Hergun saatlerce yaptiginiz konusmalar, Turkiye ye gidilecek tarihi beklemek bir nebzede olsa ozleminizi frenliyor🙂 Ama en kotusu artik havalimanlarini hic sevmemeye basliyorsunuz.
    cunku ya siz sevdiklerinizi geri de birakiyorsunuz ya da onlar sizi geri de birakip Turkiye ye donuyorlar.
    Zorluklar insani yipratiyor ama bu ulkenin sagladigi bircok imkani da avantaja cevirebilecegime inaniyorum.

    Size projenizde basarilar dilerim.

    yasemin

    • Bu icten yazin icin cok tesekkurler Yasemin. Bir yere turist olarak gelmek ile orada yasamak arasinda ne kadar buyuk fark var degil mi?:) Dil konusundaki yorumlarin bana ABDye ilk geldigim aylari hatirlatti. Her ne kadar saglam bir Ingilizceyle baslamis olsam da, aklima estigi gibi espri yapamamak, yapsam bile dilin inceliklerinde veya kultur farkliliklarinda o esprinin kayiplara karistigini hissetmek cok rahatsiz etmisti, iyi hatirliyorum. Su Amerikalilar neye guluyor diye late night talk show’lar seyrederdim cogunu anlamazdim sakalarin, anladiklarim da komik gelmezdi. Bahsettigin gibi yasamin ritmine de kolay alisilmiyor, ben hala burdaki yemeklerde sofrada en son oturanimdir hep. Ogrenicekler bir gun diye umuyorum acelesiz yemeyi, yudumla icmeyi, cabucak sarhos degil cakirkeyif olmayi… Bir de o kadar sene okuyup calisip burda sanki sifirdan baslama durumuyla karsi karsiya kalmak var tabi, yorucu. TRde ne okumus hangi dalda calismistin, ve burada yeniden ayni konuda mi yoksa baska bir dalda mi okula devam ediyorsun merak ettim. Guzel dileklerin icin tesekkurler. NY civarindaysan tanismak soylesmek isterim. Facebooktan projeyi takip etmek istersen lutfen http://www.facebook.com/TurkishoftheBride adresinde sayfamiza ugra. Tesekkurler, ve onundeki her iste bol sans!

      • Sevgili Hilal ve Secil,
        Ben Marmara Uni Isletme bolumunden mezunum. 8 yil kurumsal bir firmada Finans Departmaninda yonteci olarak calistim. Esim ve ben 2,5 yillik Turkiye Amerika arasindaki mekik dokuyuslarimiz sonucunda birlikteligimizi evlilige donusturduk.
        Ogrencilikten bahsettigimde dil kurslari , conversation gruplardaki dersleri kastetmistim. Kimbilir belki 1-2 yil sonra master yapiyor olabilirim🙂
        Bu konunun sosyolojik ve psikolojik boyutlari var tabii ki.
        Oncelikle yeni evli bir ciftseniz; evlilik, yeni ev ve es kavrami… (Turkiye de dahi olsaniz )alisilmasi gereken yeni bir durum.
        Ama farkli bir ulke de, bu durumda askiniz, sevdaniz buyuk bir sinav veriyor. Eger cift olarak bu sinavi basarirsaniz( ki ben sansliyim, harika bir esim var: umarim o da ayni seyi dusunuyordur) , farkli bir ulkede yasamanin zorluklarina karsi dayanabilmek, mucadele edebilmek icin cok ama cok iyi bir nedeniniz var: Sevdiginiz Adam
        Gelelim kultur farkliliklarina, farkli dil ve cografyaya.
        Benim gibi 30 lu yaslarda iseniz, dil ogrenmek , gelistirmek, adaptasyon zor oluyor. Ama belli bir noktadan sonra “yeter'” diyorsunuz, burada ‘verimli’ yasamanin ilk sarti dil, ogrenmeli ve gelistirmeliyim diyorsunuz.
        Benim adaptasyonla ilgili en buyuk sorunum, yasimdan kaynaklaniyor olsa gerek, herseyde karsilastirma yapmam.
        Kafanizdaki Amerika , turist olarak gelip gordugunuz sehirlerdeki izlenimleriniz ve Hollywood filmlerindeki sahnelerden olusuyor. Gercek hayat hicbir zaman bu kadar pembe degil, degil mi? Bunu farkinda olabilen biriydim. Ama farkinda olsaniz dahi yasamaya basladiginizda hazirlikli olmadiginizi anliyorsunuz. Karsilastirma demistim; bircok olayda bu niye boyle, bunu niye boyle yapiyorlar,Tr ya da Avrupa da boyle degil ama … gibi cumleler sarfederken buluyorum kendimi.
        1 yilin sonunda burasi Amerika , baska bir kita diyorum artik. Avrupa nin Turkiye ye ne kadar yakin ve Istanbul da yasamanin Avrupa da ki bircok metropolle ayni yasam ve kultur duzeyini sagladigini farkediyorum.
        20’li yaslarda gelmis olsaydim, cok daha kolay adapte olabilirdim diye dusunuyorum bazen.
        Belli bir kariyer ve standarta sahip iseniz dogup, buyudugunuz topraklardan farkli bir ulkeye (hangi ulke olursa olsun) yerlesmek zorluklari beraberinde getiriyor.
        Benim nacizane gorusum, evlenip geldiginiz ya da gelip evlendiginiz ulkede kariyeriniz devam ettirebiliyorsaniz cok buyuk bir avantaja sahip oluyorsunuz.
        Benim gibi faal bir is hayatindan , ogrencilige (ki bu yasta) gecis yapti iseniz ufak bir depresyon bas gosteriyor.
        Sakin CVS lere kosup, anti-depresan almayin. Ben bunu tedavisini kendimce buldum. Bu durumun gecici oldugunu dusunun ve asla evhanimligi ve ogrencilik gibi bir yasama kendinizi kaptirmayin. Bunu bir nevi tatil olarak gorun🙂
        Tabi tercihiniz benimkinden farkli olabilir, calismak istemeyebilirsiniz.
        Size kendi deneyimlerimi (cok fazla olmasa da)aktarmak istedim.Ne yazik ki facebook kullanmayan nadir insanlardan biriyim..
        Blog ve projenizi takip etmeye devam edecegim.
        Sevgiler

      • Sevgili Yasemin, biliyorum ki paylastiklarin pek cogumuzun yasadiklarina, gozlemlediklerine cok yakin. Kendi yasamindan orneklerle anlattigin, ve akillica tavsiyelerde bulundugun icin cok tesekkurler. Kesinlikle haklisin,sadece kisi degil iliskiler, sevdalar, evlilikler sinaniyor boyle bir surecten gecerken. Esinden guzel destek alabilmene ve pharmacy’e kosmadan atlatabilmene🙂 sevindim bu zorlu zamanlari. Dil gelistirmeye oncelik vermen kadar dogru bir karar olamaz bence. Ve kurs, ders disinda da dili kullanarak ilerletmek cok onemli cunku kulturun inceliklerini gramer kurallarindan cok arkadaslar arasi sohbetlerde, gundelik yasamdaki soylemlerde, “ozlu soz”lerde, argoda taniyor anliyoruz. Ben buraya ilk geldigimde bana cok yakinlik gosterip Amerikancayi anlamamda buyuk yardimlari olan ilk arkadaslarima cok sey borcluyum. Birbirimize gulerek dalga gecerek cok sey ogrettik, benim w’sunu yayip t’sini yutarak “water” diyebilmem kendi aramizda tarihe gecmistir mesela. Onlar da benim dogumgunumu Turkce kutlar, hapsirinca cok iyi yasa derler:) Uzun lafin kisasi, kurs ortami disinda da dili mumkun oldugunca kullanmak, “locals”la sohbet etmek de dil gelistirmenin onemli bir parcasi diyorum. Hem bu sekilde sadece esimizle konusmaktan bay gelmez:) Dedigin gibi, insanin yeni yerlestigi yerde kariyerini devam ettirebilmesi, veya kendi istedigi sekilde yeni bir ugrasa yonelmesi de cok onemli, akil sagligi acisindan. Bazen uzun zaman alabiliyor tabi bunlari basarabilmek. Tekrar cok tesekkurler paylasimin icin. Sevgiler, kolay gelsin

    • Yazın beni ne kadar duygulandırdı anlatamam, ben hiç yurtdışına çıkmadım ama seni anlıyorum, ayrıca kendini ifade ediş biçimin çok etkiledi beni. Umarım projemizde yer alırsın ve bu ilk heyecan ilk şaşkınlıklar, ilk zorluklarla ilgili deneyimlerini bizlerle paylaşırsın. Çok çok memnun oldum bize yazdığına sevgiler Türkiye’den.
      Hilal

  3. Duygu Erdogan Monson

    Hilal Gergin aradi beni projeyle ilgili. Ne anlatabilirim ki diye dusundum once, sonra hersey parca parca, butun butun, sahici ve samimi dokuluverdi iki dudagim arasindan. Farkinda oldugum- olmadigim, bildigim-bilmedigim. Ne cok sey varmis soyleyecek. Dertlesmeye de ihtiyacim varmis meger, yer yer boburlenmeye de. “Digerleri” nin deneyimlerini paylasmayi, seyretmeyi sabirsizlikla bekliyorum.
    Sevgiler Seattle’dan,
    Duygu Erdogan Monson

    • Projemize katkılarından dolayı sonsuz teşekkürler Duygu. Büyük bir heyecan ve sabırla sorularımızı yanıtlayarak, kendin gibi “yabancı gelin” olan diğer kadınlara da büyük ölçüde tercuman olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de seni bulmuş olmak da ayrı bir şanstı benim için, Amerika’da çekimlere devam etmeyi umuyoruz. Böylece iki farklı ülkenin havasında, yaşadığı değişikliği, içinde kopan fırtınaları aktarmış olacağız. Böyle büyük bir hayat dönemeci için anlatacak ne çok şey varmış, biz bile bunu önceden tahayyül edemedik, konuştukça gelişti konular.

      Her bir kadın, ayrı bir hikaye, ayrı bir deneyim – siz ve sizden sonrakiler, böyle büyük bir dönemeci geçmiş düz bir yolda yürüyenler, bu yolun başındaki tüm cesur kadınlar için söyleyecek ne çok şeyiniz vardır. Projeye katılımları bekliyoruz. Biz bir yola çıktık Duygu sayesinde güzel bir başlangıçla, daha nice hikayelere diyorum. Duygu irtibatı kesmeden bizimle olacak, videolarını paylaşacak bizlerle. http://www.duyguerdogan.com hakkında bilgi için bakabilirsiniz. Teşekkürler, görüşmek üzere.

  4. Bugün ilk çekimlerimizi gerçekleştirdik. Duygu Erdoğan Monson’un annesinin tatil için geldikleri Küçükyalı sahildeki evindeydik. Duygu bu evde büyümüş bütün çocukluğunu ve gençliğini bu evde geçirmiş. Bu ev onun için en önemli yerdi. Hazırladığımız bir çok soruyu kendisine yönelttik, bizi sabırla dinledi ve 3 saat boyunca aralıksız bizi yanıtladı. Büyük bir aşk evliliği yaparak yaşamayı tercih ettiği Amerika’yı anlattı bize. Şimdilerde Seattle’ya yaşıyor ve tiyatro oyuncusu olarak çalışıyor. Eşi Chris ise bir biolojist.

    Bugün 4 saatlik çekim yaptık. Duygu ve ailesi bize çok yardımcı oldu. Bizi evlerinde ağırladılar, Duygu, Chris ve Duygu’nun annesi ile röportajlar yaptık, 2 kamera çalıştık yaklaşık 40 gb’lık dijital görüntü ile 190dk’lık görüntü kaydettik. Hazırladığımız tüm sorulara yanıtlar bulduk. Çok çok teşekkürler ediyoruz, bize sabır gösterip çekimleri kabul ettiği için. Kasım 19 gibi Duygu Erdoğan Monson yeni oyunu için İstanbul’la tekrar geldiğinde yeniden görüşmek üzere oradan ayrıldık. Banu Atil arkadaşım röportajları yaptı ben de kaydettim. Verimli ve bol bilgi alabildiğimiz bir gün olduğunu düşünüyorum. Kayıtların hepsini izleyemedim henüz ama temiz bir ses alabildiğimi ve görüntünün de güzel olduğunu söyleyebilirim. Dolgu görüntülerini pek alamadık aileyi daha fazla rahatsız etmeden ordan ayrıldık. Yorgun ama keyifliyim. Secil Cornick ‘in hazırladığı soruları fazlasıyla yanıtladığımızı düşünüyorum.

  5. Blogumuza katıldığınız için teşekkür ediyorum. Amerika’da yaşamayı seçmiş bir Türk olarak, bu radikal seçimi yaparken aklınızdan geçenleri ve sizi buna iten nedenleri de bizimle paylaşmanızı çok isteriz. Bu durumu aynen yaşayan veya yaşamak isteyen tüm kadınlar için deneyimler faydalı olacaktır. Biz de bunu düşünerek bu konudaki belgesel çalışmamızı sürdürüyoruz. Neler düşündünüz? Nasıl karar verdiniz ve nasıl yola çıktınız, daha sonrasında ise nelerle karşılaştınız? Dil bilmemek ile boğuşurken yaşadığınız anılar var mı? Şimdiden teşekkürler.

  6. alev sahin oz

    Sanirim hemen hemen herkes buralara gelirken karisik duygular icindeydi,sonuncta dogup buyudugun topraklari birakip bambaska bir yere geliyordun. Kimisi bu hislerle kolayca basa cikabildi,kimisi cikamadi. Benim aklimin ucundan bile gecmezken burada yasamak,7 sene bitmis bile…Yabanci bir ulkeye,duzene alismaya calisirken,birde dil bilmemenin yarattigi sorunlar eklenince,alisma sureci oldukca uzadi..Ama sonucda gordugum destek ve ilgi sayesinde biraz kolayladim. Gurbetlikden gayri bir derdimiz yok simdilik…
    Cok guzel bir blog olmus,eline,emegine saglik..
    Alev Sahin Oz

  7. Cok guzel bir proje. Elinize, akliniza saglik. Ilgiyle takip edecegim.

  1. Geri bildirim: Yeni katilanlara merhaba, ve biraz da haberler « Turkish of the Bride

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: